dasdasdaw
William Shakespeare – Romeo Ve Juliet
Dünya Klasikleri / 8 Ekim 2018

Romeo ve Juliet ismini duymayan yoktur, bunun bir aşk hikayesi olduğunu bilir, peki bu aşkın nasıl ifade edildiğini acaba kaç kişi bilir. Ama bu yazıdan sonra herkes bilecek, ünlü oyun yazarı William Shakespeare tarafından yazılmış olan Romeo ve Juliet, söz sanatlarının bol bol olduğu, şiir seven genç kızların yüreklerine kor ateşler düşürdüğü muhteşem eseri. Farklı türden kitap okuma gereksinimi gereğince elimize aldığımız Romeo ve Juliet gerçekten söz sanatlarıyla insanları oldukça etkiliyor. Kendimle yetinmedim, şiir seven eş dost kim varsa, bazı bölümleri onlara da okuttum ve hepsinden duyduğum çok harika sözler olduğu. Dostlar, aramızda varsa genç kardeşlerimiz onlar bu söz sanatlarını iyi bellesinler, bir gün lazım olacak 🙂 Romeo ve Juliet‘in etkisiyle, bu oyunu tiyatro da da görmek isterim, insan bu sözleri, bu duyguyu bir de canlı performans ile görmek istiyor. Zamanında kim bilir nasıl etki bıraktı bu oyun. Bir şey daha dikkatimi çekti, bu oyun kitabı sayesinde bilmediğim bir sürü yeni şey öğrendim, hep yunan mitolojisinden isimler tanrılar duyardık, ama William Shakespeare bizlere Roma mitolojisinden tanrılarla tanıştırıyor ve bizlere yeni ufuklar açıyor. Sonuç olarak okuması keyifli, insanı sıkmayan, kültürel gelişimi için oldukça önemli bir eseri okumanızı tavsiye ediyoruz.

Franz Kafka – Aforizmalar
Dünya Klasikleri / 24 Eylül 2018

Bu kitap dünyası farklı bir alem, okuyorsun bir kitabı hiç bir şey anlamıyorsun, sonra bir kaç bilgi elde ediyorsun ve tekrar okuyorsun bu sefer kitap çözülmüş oluyor. Eski zamanlarda vardı, dünya savaşları sırasında şifreli haberleşme, bir mesajı elde etsen bile, onun karşılığı elinde yoksa mesajı okuyamıyordun. İşte bütün büyük yazarlarda böyle, bir kurgu, plan dahilinde oluşturulan karakterler, cümleler… Franz Kafka‘yı Dönüşüm kitabıyla burada ağırlamıştık, bu sefer ise Aforizmalar adlı eseriyle başbaşayız. Aforizma nedir dersek, sosyal medya ortamlarında özlü söz kasanlar vardır ya, sürekli böyle karmaşık cümleler paylaşırlar farklı yazarlara ait. İşte bu tip şeylere aforizma derler ve böyle sürekli yazmaya da aforizma kasmak derler. Tabi bunların hepsi sosyal medya için geçerli. Aforizma olayı ise edebiyat alanın da oldukça farklı bir yerde. Özellikle Kafka’nın Aforizmaları, anlamak için önce Kafka’yı tanımak gerekir. Açık olmak gerekirse, 15 dakikada 100 sayfalık aforizmalar kitabını bitirdim. Aman aman etkilendiğim söylenemez, sadece önsöz kısmında güzel bilgiler yer alıyor ki, oda bu aforizmaların nasıl anlaşılacağı üzerine yol gösteriyor. Etkilenmeme sebebim Kafka’yı tam olarak tanımamamdan da olabilir ama dediğim gibi bunlar başlangıç ve elbet bir gün ne demek istemiş olacağını anlayacağım. En başta da dediğim gibi, bir yazarın eserini anlamak için onu iyice tanımak gerekiyor, neden niçin böyle demiş…

Anton Çehov – Altıncı Koğuş
Dünya Klasikleri / 22 Eylül 2018

Uyarıyorum, stres altında iseniz, yada moraliniz bozuk ise, Anton Pavloviç Çehov‘un yazdığı Altıncı Koğuş isimli kitabını sakın ama sakın okumayın. Zaten Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarından çıkan kitabın kapağı bile kasvet dolu. Uyarımızı yaptıktan sonra neden böyle söylediğimize bakalım, aslında bu söylem kitabın kötü olmasından değil, kitabın kurgusu ve yaşanılanlardan ötürü. Kitabımız iki ana karakter etrafında dönüyor, bunlardan biri taşra kasabasında ki doktor ve de diğeri ise hastanedeki akıl hastalarından biri. Her kitapta olduğu gibi yine iki ana karakter hakkında uzun uzadıya bilgiler veriliyor. Daha sonra karşılaşmaları ve sonrasında gelişen olaylar ve son. Anton Çehov, Altıncı Koğuş kitabında zamanının Rusya’sını anlatmış, ülkede ki sorunlar ve Rusya için hiç bir girişimde bulunmayan sadece izlemek ile yetinen elit tabakayı eleştirmiş. Ama kendinizi kitabın karakterleri yerine koyduğunuz da özellikle doktor Andrey Yefimıç, hayat çok zor olmakta. Bir söz var iş işten geçmeden derler ya, kitap bunu güzelce anlatmış. Sonuç olarak Anton Çehov, Altıncı Koğuş kitabında gerçekten etkileyici ve tam olarak vermek istediğini başarmış, kasvetli yapısı gereği biraz etkisinden kurtulmak zor olacak, bu kitabı okuduktan sonra eğlenceli bir tarz kitap okuyun ki sis perdesi dağılsın…

Franz Kafka – Dönüşüm
Dünya Klasikleri / 16 Ağustos 2018

Bir zamanlar Matrix diye bir film vardı, bizler o filmi izledik, daha sonra filmin ne manalar içerdiğini anlatan yazılara denk geldim, Neo’nun sistemsel bir hata sonucu sallıyorum 10 milyar da 1 olan bir şey olduğunu, sistemin yazılım olduğunu falan filan. İşte Franz Kafka‘nın da Dönüşüm kitabı bu tarz kitaplardan biri. Franz Kafka ismen oldukça karizmatik geliyor, ne okuyorsun Kafka okuyorum, vaooooovvvv, aslına bakarsanız bir zamanlar hep bilgilendirici kitaplar okuyorken bu tarz kitaplarda ne yazıyor diye çok merak ederdim. Bir de bir zamanların filmi vardı, Good Will Hunting, Türkçe olarak Can Dostum diye isimlendirilen Matt Damon ve Robin Williams’ın oynadığı, orada şöyle bir sahne vardı, kitap alacaka paranız var ama hep yanlış kitapları alıyorsunuz, ben de o gün bu gündür, kitap alırken para ve doğru kitap ilişkisi ayrıca bana fayda önceliği gibi kıstaslar gözetirdim. Tabi, tek kitap alan ben değilim ve birisinin almış olduğu bu kitabı okuma şerefine nail oldum. Franz Kafka Dönüşüm, bir zamanlar adı Değişim miş, ince bir kitap, kapağında böcek var, Gregor Samsa adlı karakter, onun bir hamam böceğine dönüşmesi gibi bir dizi olaylar içeriyor. Spoiler verme olmasında, insan kitabı okurken, Gregor Samsa’nın ailesi tarafından karşılandığı yeni durumu, yaşadıkları, kendini böcek gibi hissetmen terimi sanırım buradan geliyor olabilir….

Tolstoy – İnsan Neyle Yaşar?
Dünya Klasikleri / 13 Ağustos 2018

Lev Nikolayeviç Tolstoy, Anna Karenina, Savaş ve Barış gibi eserlerin yazarı, birine sorsanız deseniz ki Rus Edebiyatından bir kaç isim söyleyin, Tolstoy bu isimlerin en başında gelir. Bu yazımızda size tanıtacağımız eserin adı İnsan Neyle Yaşar? Tolstoy’un hayatı boyunca ilgisini çeken insanı konular, hikayelerinde oldukça fazla yer bulmakta, tanıttığımız bu kitabında 6 adet hikaye bulunmakta ve hikayeleri okuyunca bazen kendi hayatlarımızdan da birer parça görmekteyiz. Hatta öyle ki, hikayeler de ki isimler sadece Rusça, değiştir isimleri yerli isimler koy, biraz bize uydur, hiç kimse bu bizden değil demez. Hikaye öyle güzel ki, insanları bir arada tutanın, yaşatanın, koruyup kollayanın sevgi olduğunu çok güzel bir şekilde göstermiş. Bir insana kuru kuru sevgiden bahsetmeyle, hikaye de her türlü karakterin, iyinin kötünün doğru bir şekilde işlenmesi ve olay örgüsüyle son derece muazzam başarılı bir hikaye ortaya çıkıyor. İnsan bu hikayeleri okurken, tasvirleri hayalinde canlandırıp ve muhakkak bir şekilde kendisine dokunan bir kısmı keşfettiğinde okumanın ne kadar güzel bir şey olduğunu keşfediyor. Hasan Ali Yücel Klasikleri Dizisi’nden çıkan L.N. Tolstoy İnsan Neyle Yaşar? kitabı, ince ve de insanı yormayan sade yapısıyla güzel bir öğleden sonra kitabı olarak hayatımıza zevk katabilir…