dasdasdaw
Fathalı M. Moghaddam – Diktatörlüğün Psikolojisi
Psikoloji / 13 Eylül 2018

Siyasetimizin kısır döngülerinden biri var, ne zaman yeni bir kural konsa hemen itirazlar başlar, diktatör derler, karşı tarafta yahu ben diktatör olacağım ve sen de böyle konuşabileceksin der ve tartışma bir sonra ki tartışmaya kadar kapanır. Peki diktatörlüğün işaretleri, yöntemleri belliyse, bu işaretlerin farkına varıp bir kişinin diktatör olup olmadığını anlayabilirsek… Aslında bu dediğim çok anormal bir durum değil, çünkü bu diktatörlüğün de bazı basamakları var. Fathalı M. Moghaddam, İran doğumlu ve hem Şah Pehlevi hem de Humeyni diktatörlüğünü yaşamış biri olarak Diktatörlüğün Psikolojisi kitabında bizlere oldukça güzel ipuçları veriyor. Diktatörlükler de, yada aslında tüm siyasi hareketlerde muhakkak sırtlarını dayayacakları sağlam temellere ihtiyaçlar vardı, bu kimisin de din, kimisinde milliyetçilik, kimisi de laiklik, kimisinde eşitlik… Herkes sağlam bir temel ve güçlü elitler çerçevesinde ve bir tehdit ve bu tehditin temizlenmesine yönelik hamleler ile sıçrama tahtası yöntemini kullanarak başa geçmeye çalışıyorlar. Diktatörlüğün oluşum basamakları olduğu gibi, acaba bir diktatörlükte yaşıyor olabilir misiniz, bunu da anlamanın bir kaç yolunu söylüyor kitap, mesela diyor ki şehir meydanı testi, mesela birisi şehir meydanına gidip düşüncelerini özgürce söyleyecek ve başına hiç bir şekilde ceza, yaptırım yada fiziksel şiddete maruz kalmadan hayatına devam edebilir mi. Yada yönetim de ki kişiyi göndermek yada tekrar seçtirmek için yeterli…

Üstün Dökmen – Küçük Şeyler 1 Deniz Kabukları
Psikoloji / 7 Eylül 2018

İnsanı ilgilendiren konularda yazılan kitaplar her zaman ilgimi çeker, çünkü bu dünya’da ne yapıyorsanız yapın bir şekilde insan etkileşimi var, mesela bir ürün mü satacaksınız o zaman insan ilişkilerini iyi bilmeniz gerekir, evli misiniz o zaman insanlarla geçinmeyi bilmelisiniz, kısacası hayata dair bilgiler içeren kitaplar her zaman değerlidir. Prof. Dr. Üstün Dökmen‘de tv için hazırladığı Küçük Şeyler adlı programını yazılı basına taşımış ve bazı konulara daha fazla yer vererek, yada tv de değinmediği konulara kitapta yer vererek, bu güzel eseri bizlere kazandırmış oldu. Açık olmak gerekirse, Bu tarz programlara biraz ön yargım var sanırım bunun sebebi de, Doğan Cüceloğlu, yanlış hatırlamıyorsam Kanal D ekranlarında program yapıyordu, çok fazla izlemezdim, daha doğrusu izleyemezdim, çünkü aklımda kalan tek hatıra, sessiz bir stüdyo, konuşan bir adam, onu dinleyen ama sadece orada dinleyen, sonrasında uygularlar mı bilinmeyen insan toplulukları. Kasvetli bir ortam gibi şuan bile zihnimde yaşıyorum, bunun bir benzeri eleştiri de kitaptan bahsederken yapacağım, kitap güzel başlıyor, Üstün Dökmen’in yazmış olduğu bir hikaye ile, hikaye de bir kuş türünün ufak özelliklerinden yola çıkılarak yer tespiti yapılıyor, bu hikayeyi okuyunca aklıma Charlie’nin Melekleri filmi geldi, çünkü aynı şekil orada da bir sahne de, kaçırıldıkları yeri bilmiyorlardı ama kuşun ötüşünden yer tespiti yapıyorlardı, Üstün Dökmen…