Göktuğ Canbaba – Ayyaş Buda

8 Eylül 2018

Kemal Sunal’ın Varyemez filmi vardı, ben küçükken izlemiştim, hani o zamanlar bizim için, Hababam Sınıfı İnek Şaban’dı Kemal Sunal ama bu film de olgun bir erkek rolündeydi, gerçi olgun kelimesini şimdi kullandım o zaman sorsalar Kemal Sunal yaşlı yada baba rolünde derdim, her neyse mesele o değil zaten, o film de şöyle bir sahne kalmıştı aklımda, Cem Davran, film çekiyor sanat filmi, Kemal Sunal’da bu ne biçim bir film falan mı ne diyordu, oda bu sanat filmi, kimse bir bok anlamayacak ki sanat filmi olsun diyordu. İşte Ayyaş Buda kitabını da Göktuğ Canbaba bu tarz da yapmış.

Bu yazımı okuyanlar ve kitabı beğenenler saldırmasın bana, benim yazdığım kitle genel halk kitlesi, kitap ise yol hikayesi, çıkılan uzun bir yolculukta çekilen fotoğrafların bir kaç yıl sonra hikayeleştirilmesiyle oluşturulmuş bir kitap. Kitabı okurken çok fazla tasvir, ayrı bir hava hissettim, ben o havadan değilim, olmayacağım da ama o kafayı öğrenmiş oldum. Tek düze kitap okuyan birinin bu kitabı sevme ihtimali yok, lakin bu tarz bir yaşam tarzı olan, bu tarz bir edebi metinlerden hoşlanan birinin bana küfrettiğini şuan hissediyorum.

Kitap okurken hayal gücü çok güzel çalışıyor, belki o anlattığı yerlere gitmediniz, ama muhakkak bir uzak doğu, nepal filmi seyretmişsinizdir ve yazar Göktuğ Canbaba‘nın anlattığı tasvir ettiği herşey bir şekilde sizin kafanız da beliriyor… Ayyaş Buda hikayesinde sanırım biraz Turist Ömer filminden etkilenmiş, Ferit’in buda olması, yerli halk, şifacı kadın falan bizim Turist Ömer Yamyamlar Arasında filmini hatırlattı ve de hikaye saçma geldi.

Her neyse, sonuç olarak Ayyaş Buda, bu tarz bir yolculuk yapmış, biraz Kaybedenler Kulubü kafasında yaşayanlar için eğlenceli bir kitap olabilir. Sonuç olarak zevkler ve renkler tartışılmaz diyerek klasik bir yorumla linç girişimimizi sonlandıralım.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir